Kireçlenme, tıptaki adıyla osteoartrit, eklem yüzeylerini kaplayan kıkırdak dokusunun zamanla aşınmasıyla ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır. Kıkırdak inceldikçe kemikler birbirine daha yakın hareket eder; bu da ağrı, tutukluk, şişlik ve zamanla hareket kısıtlılığına yol açar. En sık diz, kalça ve el eklemlerinde görülür.
Kireçlenme tek bir nedene bağlı değildir; birçok faktörün bir araya gelmesiyle gelişir:
Kireçlenme ilerleyici bir süreçtir; ancak erken dönemde alınan doğru önlemlerle ilerlemesi yavaşlatılabilir ve ağrı büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Kireçlenmenin erken ve orta evrelerinde amaç, ağrıyı azaltmak ve eklem fonksiyonunu korumaktır. Bu dönemde cerrahi dışı yöntemler çoğunlukla yeterli olur:
Kireçlenme ilerlediğinde ve ağrı günlük yaşamı, uykuyu ve yürüyüş mesafesini ciddi biçimde kısıtladığında, konservatif yöntemler yetersiz kalabilir. Bu durumda hasar görmüş eklem yüzeylerinin implantla değiştirildiği protez cerrahisi gündeme gelir. Modern protez uygulamaları ve robotik destekli hassas planlama, uygun hastalarda ağrısız ve konforlu bir yürüyüş kalitesini yeniden kazandırmayı hedefler.
Kireçlenmede en sık yapılan hata, şikayetleri "yaşlılığın doğal sonucu" sayıp değerlendirmeyi ertelemektir. Oysa erken değerlendirme, tedavi seçeneklerinin daha geniş olduğu bir dönemde müdahale imkânı sunar. Doğru zamanda atılan adımlarla hem ağrı azaltılabilir hem de ameliyat ihtiyacı geciktirilebilir.
Prof. Dr. Turhan Özler ile ortopedik değerlendirme için iletişime geçin.