Menisküs, diz ekleminde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan, "C" şeklinde iki kıkırdak yapıdır. Yük dağıtma, darbe emme ve eklemi dengeleme görevi görür. Menisküs yırtığı; ani bir dönme hareketiyle (özellikle sporcularda) ya da yaşla birlikte gelişen aşınmayla (dejeneratif) ortaya çıkabilir. Hastaların en sık sorduğu soru ise şudur: "Menisküsüm yırtılmış, mutlaka ameliyat olmam gerekir mi?"
Menisküs yırtıkları; yırtığın tipine, yerine, boyutuna, hastanın yaşına ve aktivite düzeyine göre çok farklı seyreder. Bu nedenle tedavi kararı her hasta için ayrı verilir. Bir kısım yırtık ameliyatsız yöntemlerle rahatlıkla kontrol altına alınırken, bir kısmı cerrahi gerektirir.
Menisküs yırtığı tanısı tek başına ameliyat kararı anlamına gelmez. Belirleyici olan; şikayetlerin şiddeti, dizin fonksiyonu ve yırtığın tipidir.
Bu grupta fizik tedavi, kas güçlendirme egzersizleri, aktivite düzenlemesi ve gerektiğinde eklem içi tedavilerle şikayetler önemli ölçüde kontrol altına alınabilir.
Cerrahi gereken durumlarda çoğunlukla kapalı yöntem olan artroskopi tercih edilir. Uygun yırtıklarda menisküs dikilerek onarılır; onarıma uygun olmayan hasarlı kısımlar ise mümkün olduğunca korunarak düzeltilir. Amaç menisküsü mümkün olduğunca korumaktır, çünkü menisküs dokusu dizin uzun dönem sağlığı için değerlidir.
Menisküs yırtığında doğru tedavi; ayrıntılı bir muayene, dizin hareket ve stabilite testleri ve gerektiğinde MR incelemesi ile belirlenir. İki hastada aynı görünen bir MR bulgusu, farklı şikayetler nedeniyle tamamen farklı şekilde tedavi edilebilir. Bu nedenle "MR'da yırtık var" ifadesi tek başına yol gösterici değildir; şikayetlerinizle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Prof. Dr. Turhan Özler ile ortopedik değerlendirme için iletişime geçin.